GÜVERCİN HİKÂYESİNİN HZ. ALİ DEĞİŞKESİ

  • Yakup KARASOY Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi

Özet

Eski Oğuz Türkçesiyle yazılan dinî-destanî hikâyeler klâsik Türk edebiyatının ilk örnekleridir. Buhikâyeler okundukça, nesilden nesile aktarıldıkça nüsha farklılıkları oluşur. Hz. Muhammed’le ilgilibeyitler hâlinde yazılan ortalama 40 beyitlik “Güvercin Hikâyesi” de bunlardan biridir. Hikâye Hz.Muhammed veya Hz. Ali’nin mescitte oldukları bir anda gökten iki meleğin (Cebrail ve Mikâil)güvercin ve doğan kılığında yanlarına gelmeleri, güvercinin peşinde olan doğandan kaçışı, sığınmakistemesi, Hz. Muhammed veya Hz. Ali’nin doğana kendi vücutlarından et teklif etmeleriyle gelişir.Hikâyenin sonunda güvercinin Mikâile’e, doğanın Cebrail’e dönüşmesi ve Allah’ın emriyle kendilerinisınamak için geldiklerini belirtip yeniden kaybolmaları anlatılır. Güvercin Hikâyesi’nin farklınüshaları üzerine kapsamlı araştırmalar yapılmıştır. Güvercin Hikâyesi’nin farklı bir değişkesini deMahdum Kulu Divanı’nda görüyoruz. “Gökçe Güvercin” adı verilen bu hikâye şekil ve içerik açısındanAnadolu sahasındaki “Güvercin Hikâyesi”nden farklıdır. Dörtlükler hâlinde yazılan bu destandaHz. Muhammed’in yerini Hz. Ali almıştır. Bu çalışmada hikâyenin Mahdum Kulu Divanı’nınMollanefes nüshasındaki metnini ele alacağız. Mahdum Kulu’ndaki Hz. Ali sevgisiyle ilgili bazıçalışmalar da yapılmıştır. Eski Oğuz Türkçesiyle mesnevi tarzında yazılan Anadolu sahasındaki “GüvercinHikâyesi”nde dönemin ses ve yapı bilgisi özelliklerini görürüz. Mahdum Kulu Divanı’ndakidörtlük hâlinde ve destanî tarzda yazılan “Gökçe Güvercin” hikâyesinde ise hem Doğu Türkçesinin(Çağatayca) hem de Türkmen Türkçesinin ses ve yapı bilgisi özelliklerini görmek mümkündür. Bizhikâyenin Hz. Muhammed ve Hz. Ali etrafında farklı bölgelerde yazılmasına dikkat çekmek, araştırmacılarayeni karşılaştırma imkânı sunmak amacındayız.
Yayınlanmış
2019-12-20