BAZI FÜTÜVVETNÂMELER VE ŞECERENÂMELER IŞIĞINDA HZ. ALİ

  • Salahaddin BEKKİ Ahi Evran Üniversitesi
  • Enis YALÇIN

Özet

  Hicret’ten yaklaşık yirmi iki yıl önce Mekke’de dünyaya gelen Hz. Ali, Hz. Peygamberin amcası Ebû Talib’in oğludur. Hz. Ali, beş yaşından Hicret’e kadar yani on yedi/on sekiz sene Hz Peygamber’in himayesi ve terbiyesi altında büyümüştür. Dört büyük halifenin sonuncusu olan Hz. Ali aynı zamanda hayatta iken Cennet ile müjdelenen on kişiden biridir. Hz. Ali, İslam’ın doğuş ve yayılış yıllarındaki tüm savaşlara katılarak cesaret ve kahramanlıkta büyük ün kazanmıştır. Hz. Muhammed’in kızıyla evlenen Hz Ali’nin soyu iki kol halinde günümüze kadar gelmiştir. Hz. Ali, Türk tasavvuf geleneğinde pek çok tarikat silsilesinde en başta yer alır ve o tarikatın piri kabul edilir. Bu kabul, tasavvuf geleneğinde Hz. Ali’nin insan-ı kâmil olarak örnek alınmasıyla ontolojik bir temele de oturtulmuş olur. Ahilikte de Hz. Ali’nin önemli bir yeri vardır. Ahiliğin temel yazılı kaynakları fütüvvetnameler ile şecerenamelerdir. Bu kaynaklar, Hz. Ali’yi Ahi Evran’ın ustası, amcası oğlu ve kayınpederi olarak tanıtır. Yine bu kaynaklar, Hz. Ali’yi Ahilikte çok önemli bir yere sahip olan şed kuşanma, fütüvvet libası giyme konusunda bizzat Hz. Peygamber tarafından kuşağı bağlanan kişi olarak göstermektedir. Bu çalışmada İslam tarihinde çok önemli bir yere sahip olan Hz. Ali’nin bir Türk kurumu olan Ahilikteki yeri ve önemi ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu yapılırken ilk önce Hz. Ali’nin tarihi kişiliği hakkında özlü bilgilere yer verilmiştir. Daha sonra bazı mezhep ve tarikatlardaki Hz. Ali algısı üzerinde durulmuştur. Ahiliğin temel kaynaklarından yayımlanmış olan yedi fütüvvetname ile altı şecerename incelenerek Hz Ali’nin ahilikte önemli bir konuma sahip olduğu bilgisine ulaşılmıştır.  
Yayınlanmış
2019-06-19